7 soru 7 cevap | ‘Faizsiz Ev’ Sisteminde Neler Oluyor? Sistemin Artısı Eksisi Ne?

tarafından Görevliler

Çekilişle faizsiz ev ve araba veren ‘tasarrufa dayalı faizsiz finansman sisteminde’ yeni bir dönem başlıyor. Faizsiz ev sistemi nedir? Organizasyonun artısı, eksisi ne? 100 milyon TL sermaye şartı ile ne amaçlanıyor? Tek tek anlatıyoruz…

Haber | Global’ den Gamze Bal’ ın haberine göre:

Çekilişle faizsiz ev ve araba verilen ‘tasarrufa dayalı faizsiz finansman sistemi’ şirketlerini denetim altına almak amacıyla yasal düzenleme getirildi. AK Parti tarafından Meclis’e sunulan torba teklifte tüketiciler için öne çıkanlar şunlar👇

• Şirketlerin ödenmiş sermaye tutarı en az 100 milyon TL olacak. Böylece müşterilerin hak ve menfaatleri daha etkin korunacak. BDDK ilerleyen dönemde bu miktarı artırabilecek.

• Müşterilerin sözleşme fesih ve sözleşmeden cayma haklarını kullanmaları durumunda birikimlerinin iadesini engelleyen kişilere adli ceza verilecek.

• Cayma hakkı, sözleşmenin imzalanmasından sonra 14 gün içerisinde kullanılabilecek. Bu durumda müşteri organizasyon ücreti dahil ödediği her türlü tutarı alabilecek.

• Fesih hakkı ise 15 günlük süreden sonra başlayacak. Bu durumda şirket müşteriye organizasyon ücretini geri ödemeyecek. Ancak bunun dışındaki tüm birikimleri yani tasarrufları ile bunların birikmiş nemalarını BDDK tarafından belirlenen süre içinde ödemek zorunda olacak.

• Finasman sağlandıktan sonra müşterinin sözleşmeyi fesih hakkı olmayacak. Sözleşmeyi sonlandırmak isteyen müşteri kendisine sağlanan finansmandan kaynaklanan toplam borç bakiyesini geri ödemek zorunda olacak.

Peki, faizsiz konut ve taşıtta başlayan bu yeni dönem ne anlama geliyor? Bu şirketlerin asgari sermaye tutarının 100 milyon TL olarak belirlenmesi mevcut sistemi ve müşterileri durumundaki tüketicileri nasıl etkileyecek? Ev ve araba için verilen finansmanın koşulları ne?

YORUMLARA GEÇELİM… 

Haberglobal.com.tr okurları için Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, 1992’den bu yana tüketici hakları konusunda çalışan, İl Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Büro Temsilcisi Avukat Şükran Eroğlu ile konuştuk.

Birikimevim Yönetim Kurulu Başkanı Osman Telli, FuzulEv’in Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal ve  Emin Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Üstün’ün son dönemdeki açıklamalarını ise derledik.

1- Tasarrufa dayalı faizsiz finansman sistemi nedir, nasıl çalışır?

Sistemin temel özelliği, finansman kullandırmadan önce belli bir miktar tasarruf ettirmesi… Müşteriler arasında çekiliş yapma gibi yöntemlerle, belirlenen vadeye kadar, müşterinin birikim yapması karşılığında konut veya taşıt alabilmeleri için finansman kullandırılıyor.

Halihazırda sektörde bulunan 40’a yakın şirketten birine başvurulduğunda, önce ev sahibi olmak için ne kadarlık bir bütçe ayrıldığı soruluyor. Tüketiciden aylık ne kadar taksit ödeyebileceğini belirlemesi isteniyor.

Sonrasında ise peşinatlı sistem, çekilişli sistem, sabit sistem ya da tasarruflu erken model sistemi adı altında çeşitli seçenekler sunuluyor. Ödeme imkanı doğrultusunda ev almak isteyen kişilerden gruplar oluşturuluyor. Ödenecek taksit, gayrimenkulün bedelinin vade sayısına bölünerek bulunuyor. Bu gruplar 40 kişi de olabilir, 240 kişi de… Seçenekler firmadan firmaya değişiyor. Kimin ev sahibi olacağı noter huzurunda yapılan çekilişlerle belirleniyor.

2- Ne zamandan beri var, neden tercih ediliyor?

Tasarrufa dayalı faizsiz finans sistemi, Türkiye’de 1991’den bu yana uygulanıyor. Odakların dar ve orta gelirli kesim var. Dini hassasiyeti olanların dışında, banka kredisindeki yüksek faiz maliyetine katlanmak istemeyen kesime de hitap ediyorlar. Faizin yükselmesi gibi bazı durumlar, bu sisteme olan ilgiyi artırabiliyor.

3- Türkiye’de kaç tane faizsiz finansman şirketi var ve kaçının sermayesi en az 100 milyon TL?

2017’ye kadar sadece 2 firmanın bulunduğu faizsiz konut ve otomobil sistemi, diğer adıyla tasarrufa dayalı finans sektörü, son 3 yılda 35-40 şirkete yükseldi. Firmaların Türkiye genelinde 760 şubesi bulunuyor.

2021 itibarıyla, tasarruf finansman sisteminde 250 bin ile 300 bin kişinin bulunduğu; yıllık 120 bin civarında da yeni sözleşme imzalandığı tahmin ediliyor.

4- Bu yolla gerçekten ev, araba alabilen oldu mu?

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal: Araba alabilenlerin olduğu bilgilerini alıyoruz ama ev alan var mıdır, araba alabilenler ne kadar beklemişlerdir bu konuda elimizde net bir bilgi yok. Ancak sistemden çok fazla şikayet geliyor. Araba alımına hak kazananların teslimatı ya hiç yapılmadığı ya da çok geç yapıldığı yönünde şikayetler gelmeye başladı.

Reuters’in bir haberine göre, 30 yaşındaki Hasan Dursun, ev sahibi olmak için Konya’dan sisteme dahil olmuş katılımcılardan biri. 3.5 yıl önce dahil olduğu sistemde bir süre önce ihtiyacı olan parayı alarak ev sahibi olmuş.

Çevresinde bu sisteme dahil olup ev sahibi olmak isteyen ama güvence endişesi nedeniyle tereddüt eden birkaç kişinin bulunduğunu belirtiyor: “3.5 yıldır sistemdeyim. İster istemez tereddüt vardı. ‘Acaba batar mı, iki gün sonra Çiftlikbank gibi olur mu?’ diye. Tavsiye ettiğim 3-4 kişi endişe etmişti. Şimdi devlet güvencesi olunca öyle bir sorun olmayacak.”

5- Hangi mağduriyetler yaşandı?

Av. Şükran Eroğlu: Çok ciddi mağduriyetler var. Son dönemde de şikayetler artmaya başladı. En önemli mağduriyetlerden biri organizasyon ücreti adı altında ciddi paraların alınması. Bu tutar sabit de değil. 10 bin TL’yi aşabiliyor ve sistemden çıkmak isteseniz bile bu ücreti geri vermiyor. Benim değerlendirmem, organizasyon ücreti adı altında gizli faiz alınması… Paranızı alıyor, işletiyor, paradan para kazanıyor, kar ediyor.

Oysaki, tüketicinin bu bedelin ne olduğuna dair bilgilenme hakkı var. Firmanın bahsettiği organizasyon için ne kadar para harcadığını belgesiyle tüketiciye göstermesi gerek. Organizasyondan kastı ne mesela, ne yaptın tam olarak? Herkesi toplayıp, çekiliş yapmaksa bahsettiği, bu organizasyon değil. Bedeli de 10 bin TL’leri bulamaz. Bulduysa da belgelemesi ve tüketiciye göstermesi lazım.

Bir de, her tüketiciyle aynı standart sözleşmeyi imzalıyorlar. Halbuki her tüketici için ayrı bir düzenleme gerekir. Biz bunu bankalar için de diyoruz. Her hizmet için aynı sözleşme olamaz, farklı bir sözleşme yapılmalı. Taahhütlerin de ona göre belirtilmesi lazım.

6- Bu şirketlerin asgari sermaye tutarının 100 milyon TL olarak belirlenmesi, faizsiz finansman sistemini nasıl etkiler?

FuzulEv Başkanı Eyüp Akbal,  “Bu firmalar için herhangi bir sermaye şartı ya da sektöre giriş kriteri aranmaması sistem açısından önemli riskler getiriyordu. Katılımcıların firmalara yaptıkları ödemelerin yasal güvencesinin olmaması güven sorunu yaratıyordu. Sistemin kesinlikle regüle edilmesi gerekiyordu.

Sistemdeki katılımcı sayısının 300 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Bizim hesaplamalarımıza göre 50-60 milyar liralık bir ekonomiden bahsediyoruz. Şimdi yasal güvence altına alınmasıyla bu sayılar ciddi şekilde artacaktır” diyor.

Birikimevim Başkanı Osman Telli kurulacak mekanizmanın sadece şirketlerin değil tüketici haklarının da koruyacağının altını çiziyor. Telli, “Birikimevim olarak yola çıkarken regülasyona tabii yapıların altyapısına uygun bir kurgu geliştirmeye çalıştık. Bu nedenle uluslararası standartlara uygun finansal çalışmalar yapılarak bilgi teknoloji yatırımı, bilgi güvenliği, risk yönetimi ve iç kontrol anlamında gerekli hazırlıklarımıza da yaparak Birikimevim’i sürece hazır hale getirdik” diyor.  

Emin Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Üstün, “Yasa ile birlikte üç yıllık süreçte hem Eminevim olarak hem de sektörün genelinde 3-4 kat büyüme bekliyoruz. Yıllık yaptığımız 25 bine yakın teslimatla ülke ekonomisine sağladığımız yıllık 5 milyar TL düzeyindeki ekonomik katkıyı da yine 2-3 yıllık periyodlar içinde yılda 25–30 milyar TL’ye çıkarabiliriz” ifadelerini kullanıyor.

7- Bu son karardan, halihazırdaki müşteriler nasıl etkilenir?

Aziz Koçal: Sermayenin yüksek tutulması, sistemden ayrılmak isteyen vatandaşın para iadesinde güvence oluşturuyor. Ancak sistemde kaç kişi var, vatandaşlardan ne kadar para toplandı, toplanan paralar yüz milyonların üzerinde ise ve şirket bir anda ortadan kaybolursa vatandaşların ödedikleri teminat ne olacak?

Yeni mağdurlar yaratmamak için, sistemin denetlenebilir, şeffaf izlenebilir hale dönüştürülmesi gerekir. Vatandaşın ödediği paranın organizasyonda kullandığının takibinin yapılabileceği, şirketleri koruyan değil tüketiciyi koruyan bir düzenleme yapılması gerekiyor.

Son Haberler