Güçlü Bir Donanmaya Sahip Olmak, Bir Tercihten Öte Zorunluluktur

tarafından Görevliler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı’na canlı bağlantıyla katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:

Önceki gün Bitlis’te kaza kırıma uğrayan helikopterimizde şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Kahraman askerlerimizin ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin arasında yer alan 8. Kolordu Komutanımız Korgeneral Osman Erbaş’ı, hem askeri kabiliyeti ve başarıları hem de devletinin ve milletinin yanındaki tavizsiz duruşu sebebiyle özellikle hatırlayacağız. Rabb’im şehitlerimizi cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Tedavileri devam eden askerlerimize de acil şifalar temenni ediyorum.

Tatbikatla yerli ve milli silah sistemlerimizi test ediyoruz

Mavi Vatan 2021 Tatbikatının başarılı geçmesini diliyorum. İlkini 2019 senesinde icra ettiğimiz Mavi Vatan tatbikatını malesef geçen sene koronavirüs salgını nedeniyle gerçekleştiremedik. Bu yıl çok daha güçlü, çok daha kapsamlı, çok daha organize bir şekilde yaptığımız tatbikatla yerli ve milli silah sistemlerimizi test ediyoruz. Yine bu tatbikatta sahip olduğumuz ileri teknoloji ürünü harp araçlarının personelimiz tarafından kullanılmasını da izleme fırsatı buluyoruz. Böylece kahraman ordumuzun bilgi, yetenek ve becerilerini görme, değerlendirme, varsa eksikliklerini giderme imkanına kavuşuyoruz.

Uluslararası hukuka uygun olarak eğitim amaçlı icra ettiğimiz tatbikatın fiili safhasını Ege Denizi ve Akdeniz’de gerçekleştirdik. Burada Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız gerçekten göğsümüzü kabartan, dosta güven, düşmana korku salan başarılı bir süreç yönetti. 25 Şubat’ta başlayan ve yarın sona erecek olan tatbikatımızda görev alan tüm personelimize Rabb’imden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Tatbikatın kuvvetlerimiz arasındaki eşgüdüm ve iş birliğinin artırılmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.

Tarih boyunca milletimizin bu zorlu coğrafyada bekasını korumak için deniz gücüne önem verdiğini görüyoruz. Çaka Bey’den Barbaros Hayreddin Paşa’ya, Turgut Reis’ten Seydi Ali Reis’e kadar nice büyük denizciler yetiştirdik. Bu Kaptan-ı Deryaların öncülüğünde denizlerde nice büyük zaferlere imza attık. Preveze Deniz Zaferi’mizle Akdeniz’i bir Türk gölüne çevirmenin ötesinde asırlarca sürecek bir barış, huzur ve istikrar iklimini de tesis ettik. Donanmamız güçlü olduğu dönemlerde Akdeniz havzasıyla beraber Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da altın çağını yaşamıştır. Deniz gücümüz bizi dünya siyasetinde zirveye taşıdığı gibi denizlerdeki kan kaybımız da beraberinde çok ciddi toprak kayıplarını getirmiştir. Osmanlı’nın adalet sancağının gölgesi zayıfladıkça gönül coğrafyamızda sömürgecilik ve zulüm egemen olmuştur.

Güçlü bir donanmaya sahip olmak, bir tercihten öte zorunluluktur

Ülkemiz açısından güçlü bir donanmaya sahip olmak bir tercihten öte zorunluluktur. Sadece ekonomik ve siyasi bakımdan değil, askeri ve savunma alanında da güçlü olmak durumundayız. Kendi vatandaşlarımız ve Kıbrıs Türkleri başta olmak üzere bölgemizin her köşesindeki dostlarımızın haklarını korumak için buna mecburuz. Zira en küçük bir sendelemede, en ufak bir zafiyette bize üzerinde yaşadığımız şu vatan topraklarını bile çok göreceklerini biliyoruz. Son dönemde Suriye, Irak, Ege ve Doğu Akdeniz bağlamında tecrübe ettiğimiz hadiseler bize bu gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır.

Terör koridoru marifetiyle kuşatıldığımız unutulmamalıdır. Milletimizin ve Kıbrıs Türkleri’nin Doğu Akdeniz’deki hakları gasp edilmeye çalışılmıştır. Karşılaştığımız sayısız çifte standarda rağmen menfaatimizi koruma kararlılığımızdan asla vazgeçmedik. Operasyonlarımızla 8 bin 200 kilometrekareden alanı DEAŞ ve YPG’Lİ teröristlerden arındırdık. Uluslararası hukuk temelinde attığımız adımlarla Libya’nın darbeciler tarafından zaptedilmesini engelledik.

Biz tüm adımları atarken kesinlikle yayılmacı müdahaleci bir zihniyetle hareket etmedik. Hiçbir ülkenin toprağında, denizinde, egemenliğinde gözümüz yoktur, sadece vatanımızı ve haklarımızı korumaya çalışıyoruz.  Deniz Kuvvetlerimiz birikimi, disiplini, nitelikli personeli ve üstlendiği görevlerde elde ettiği başarılarla bizleri gururlandırıyor.

Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden 10 ülke içinde yer alıyoruz

Bugün insansız hava araçlarında dünyanın en iyi 3-4 ülkesinden birisiyiz. Şu ana kadar tersanelerimizde üretilen bedeli 3 milyar doları aşan 130’dan fazla deniz platformunu ihraç ettik. Sahil Güvenliğimizle kendi kara sularımızda, donanmamızla dünyanın dört bir yanında tüm insanlığın barış ve huzuru için varlık gösteriyoruz. Türkiye’yi her alanda olduğu gibi denizcilik alanında da dünyanın süper ligine taşımakta kararlıyız. Denizlere hakim olan cihana hakim olur. Bu inançla Deniz Kuvvetlerimizin caydırıcılığının artırılmasına büyük önem veriyoruz. Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini yapabilen 10 ülke içinde yer alıyoruz.

Bu sene içinde test ve eğitim gemimiz Ufuk’u ve çok maksatlı amfibi hücum gemimiz Anadolu’yu Deniz Kuvvetlerimize kazandıracağız. Önümüzdeki yıl ise yeni tip denizaltılarımızın ilki olan Piri Reis’i hizmete almayı planlıyoruz. MİLGEM istif sınıfında 6,7 ve 8. fırkateynlerin inşasıyla ilgili süreci de inşallah yakında başlatıyoruz.

Son Haberler