Sendika Nedir? Grev, Lokavt, Toplu Sözleşme Nedir?

tarafından Görevliler

Sendika, çalışanların ekonomik, yasal ve anayasal değişikliği gerektirecek kısmi politik haklarını kazanmak
amacı ile çalışanlar tarafından ve kendiliğinden oluşturulan bir örgütlenme modelidir.

Sendika kelimesi Türkçe kaynaklarda ilk olarak 1900 yılında basılan Kâmûs-ı Türkî’de yer verilmiştir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise sendika, ‘işçi veya işverenlerin çalışma hayatlarındaki ortak iktisadi ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla tüzel kişiliğe sahip olarak kurulan kuruluş’ şeklinde tanımlanmaktadır. Sendika, 1982 Anayasası’nın 51. maddesinde de, ‘Çalışanlar ve işverenlerin, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın oluşturdukları kuruluş ve üst kuruluşlar’ olarak tanımlamaktadır.

Sendika her şeyden önce bir hak arama ve mesleki sorunları çözme aracıdır. Kitle örgütü olarak sendikalar, üyelerinin ortak çıkarlarını savunurlar. Sendikalaşmanın amacı, başta mali hakları ve özlük haklarını korumak ve geliştirmek olmak üzere, iş güvenliğini sağlamak, sağlık, eğitim, ulaşım, konut gibi sosyal hakları güvence altına almaktır. Sendikaların toplumsal içerikli amacı, çalışanlarla ilgili alınacak kararları etkilemekten, demokratik rejimin yerleşip sağlıklı işlemesine kadar birçok siyasal hedeflere kadar uzanabilmektedir.

GREV ; Çalışanların özlük hakları temelli bir şartı işverene kabul ettirmek için iş bırakma veya yavaşlatma eylemlerine denir. Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Fransız İhtilali yıllarında Paris’te iş bırakan eylemciler belediye binasının bulunduğu ‘Grève’ meydanında toplandığı için grev kelimesi, daha sonraları çalışanların yaptığı iş bırakma eylemleri olarak isimleşmiştir. Türkçede 1810’dan bu yana kullanılmaktadır. Grev, çalışanların kullandığı en önemli mücadele yöntemlerinden biridir. Grev, toprağın ekilip, biçilmemesi, maden çıkarılmaması, fabrikalarda mal üretilmemesi, taşıtların işlememesi, hizmetlerin durması; hülasa, hayatın felç olmasıdır. Üretimin durması demek, toplumsal iş bölümü düzeninin bozulması demektir. Bundan dolayıdır ki grev, siyasal sistemlerin hem emekçi özlüğü hem de demokratik katılımın sağlığı açısından önemlidir. Grevlerin bir diğer yanı da biriken sorunların halli için meşru çözüm kulvarı olmasıdır. Aksi takdirde biriken toplumsal sorunlar, bireyler ve gruplar üzerinden tedhişe dönüşüp yıkıcı olabilmektedir. Kaldı ki tedhiş yoluyla olmasa bile ‘gizli grev /küskünlük’ hali, üretimde ağır kayıplara neden olmaktadır.

Çalışanların çalışma ve yaşam koşullarını düzeltmek ve geliştirmek için yaptığı grevler bir iş kolunda ise
buna iş kolu grevi, ülke genelinde olursa buna genel grev denir. Ücret, toplu sözleşme, çalışma süreleri, iş
güvenliği, iş güvencesi ve sosyal güvenlik hakları gibi talepler için yapılan grevlere hak grevi denir. Özellikle
mali hakların geliştirilmesi ve üretimden daha fazla pay alma amaçlı grevlere ekonomik grev veya menfaat grevi denir. Ülkeyi yöneten siyasi iktidarın sermaye lehine genel kamu yararı gözetilmeksizin yaptığı bazı yasal düzenlemeleri engellemek için yapılan grevlere siyasi grev denir. Bu, tüm iş yerlerinin beraber yapabildikleri bir grev olarak aynı zamanda genel grevdir. Bir iş kolunun kendi alanında sorun olmamasına rağmen başka bir iş kolunda ya da ülke genelindeki genel bir sorundan dolayı yaptığı greve dayanışma grevi denir.

LOKAVT ; Çalışanların greve giderek iş bırakmalarına karşı işverenin iş yerini kapatma tehdididir. Türkçede ilk kez, 1924 yılında basılan Mehmet Bahaeddin’in Yeni Türkçe Lügat’ inde yer verilmiştir. Bir iş yerinde veya bir iş kolunda greve gitmek isteyen sendikanın işçiler arasında oylama yapmasına grev oylaması, iş yerinin işi durdurma kararı almasına da Lokavt kararı denir.

TOPLU SÖZLEŞME ; İşverenle çalışanların ya da çalışanların adına üye oldukları sendikanın pazarlığa oturmasına toplu sözleşme görüşmeleri denir. Bu görüşmeler sonucunda varılan anlaşmaya da toplu sözleşme denir.

100 Soruda Sendikacılık ve EĞİTİM-BİR-SEN

Son Haberler